Dijital dünyada dijitalleşen duygularımız

Dijital dünyaya girdiğimiz günden beri kullandığımız araçlar da dijitalleşti, duygularımız da. Kitap yerine tablet, defter yerine bilgisayar, kalem yerine dijital kalemler kullanmaya başladık. Bilgileri sakladığımız aletlere dijital bellek dedik. Ufacık cep telefonlarını „Akıllı telefon“ şeklinde adlandırdık. Akıllı telefonlar sayesinde dışarı çıkmadan hava durumunu, eş dostumuzu görmeden onlardan haberdar olmayı öğrendik. Bir çok dijital aracın işlevini gördü ufacık cep telefonları. Bilişim Çağı dediler bu çağa. Önceden yabancı olduğumuz bu çağın çok çabuk bir parçası olduk. Dijital dünyanın hızına yetişemiyoruz derken hayatı hiç olmadığı kadar hızlı yaşamaya başladık. Kimi zaman saniyede atılan yüzlerce tviti okumaya, kimi zaman aynı anda onlarca haber okumaya çalıştık. Okuduk.. Saatlerce okuduk, saatlerce izledik, saatlerce paylaştık. Sabredemez olduk. Bir an önce sadete gelmeye çalıştık.

Çok sayıda faydasını gördük dijital dünyanın. Aynı zamanda çok şey değiştirdi hayatımızda. Gelmesiyle duygularımızı dijitalleştirmesi de bir oldu. Sosyal hayatımızın yanında bir de sosyal medya hayatımız var artık. Eskiden televizyonda gördüğümüz popüler insanları „Medyatik“ sıfatıyla anarken bugün birçoğumuz „Medyatik“ olduk. Avatar filmine benzetiyorum halimizi bazen. Hepimiz mutlu, hepimiz olmak istediğimiz gibiyiz sosyal medya hayatımızda.

Sosyal paylaşım sitelerinde paylaştığımız fotoğrafları düşünelim. Herkes haddinden fazla mutlu. Bir an için inanırsınız bu mutluluğa. Çok geçmeden yolda izde karşılaştığınız dostlarınızın asık yüzü mutluluklarının sosyal medya hayatının dışına çıkmadığını gösterir.

Paylaşım sitelerinde çirkin bir profil fotoğrafıyla karşılaşmak ise neredeyse mümkün değil. Hatta sosyal paylaşım sitelerini güzellik yarışmalarına çevirenler de var artık. Bilhassa genç kızlar arasında „Beğen“ yarışı başlamış durumda. Hedef paylaşılan fotoğrafın çok sayıda kişi tarafından beğenilmesi.

Durumuna nerede ve ne durumda olduğunu yazmak sosyal medyanın en popüler özelliklerinden biri. Yine herkesin etrafına mutluluklar saçması dikkat çekici. „Koptuk“, „Coştuk“, „Uçtuk“ sosyal medyanın popüler mutluluk ifadeleri.

Eylemler sosyal medyanın vazgeçilmezi. Paylaşım siteleri kullanıcıları istese de istemese de bir parçası olur bu eylemlerin. Alınan acı haberlere tepki gösterilir, acıyı paylaşmayanlar eleştirilir bu eylemlerde. Çok sürmez bu acı günler. Bir kaç gün içinde normale döner sosyal medya hayatımız. Filistin’de bir çocuk acı çekmeye devam etse de, Afrika’da başka bir çocuk açlıkla mücadele etse de yine gülünecek, eğlenilecek, etrafa mutluluklar saçılacaktır sosyal medya hayatımızda. Gösterdiğimiz tepki geride kalmış, zamanı gelince tekrar gün yüzüne çıkacaktır.

Fikirbabaları vardır bir de sosyal medyanın. Kimi az ve öz konuşan, kimi de yaptığı yorumlarla karşı tarafa haddini bildireceğine inanan fikirbabaları(!) Fikir alışverişi adabını bilen yorumcular da vardır, öfkesinden saygısını yitiren de. Zordur sosyal medya hayatımızda seviyeyi koruyarak tartışmak.

Paylaşım sitelerinin ana sayfaları şehirlerin ana caddelerine benzer. Ne kadar çok arkadaşınız varsa o kadar yoğundur anasayfanız. Bazen ana caddede yürürken aynı anda onlarca kişiyle karşılaşma hissi uyanır içinizde. Pat diye çıkıverir arkadaşınızın mutluluğu karşınıza. Siz ister mutlu olun ister mutsuz olun. Arkadaşınız mutludur.

Dijital olmayan dünyaya geri döndüğümüzde acı gerçeklerle karşı karşıya kalırız. Bazen sudan çıkmış balığa döneriz. Aynaya baktığımızda paylaştığımız fotoğraflarımıza pek benzemeyen bir yüz ifadesiyle karşılaşır, gülümsemek için „:)“ sembolüne ihtiyaç duyarız. Ufak sıkıntılar içimiz de büyür de büyür. Ne halimize şükrederiz, ne de elimizdekilerin kıymetini biliriz. Sosyal medyada harıl harıl yorum yapabilme kabiliyetimizi eş dostumuzla biraraya gelince kaybederiz adeta. Bazen konuşacak konu bulamaz, bazen ise sosyal medya hayatımızı konuşuruz. Kimimizi sosyalleştirmiştir sosyal medya, kimimizi yalnızlığa itmiştir. İnsanlarla ilişki kurmanın bir arkadaşlık teklifi göndermek kadar kolay olmadığını farkederiz. Bazen sevdiklerimize sevgimizi, onları beğendiğimizi söylemek bile zor gelir. Oysa sosyal medya hayatımızda sevgimizi ifade etmek için bir fotoğraf paylaşmak, beğenmek için ‚Beğen’ tuşuna basmak yeterlidir.

Dijitalleşen duygularımız dijital olmayan dünyada su üstüne çıkıverir. Mutsuz olduğumuz an mutluluğumuzu dijital dünyada unuttuğumuz aklımıza gelir!

 

Weitere Artikel:

 

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.